Günün haberleri   |   Giriş sayfam yap   |   Favorilere ekle   |   Künye   |   İletişim   |   Sitene haber ekle  Üye Ol    Şifremi Unuttum
Hava Durumu
ANTALYA 
25 / 18
ANA SAYFA GÜNDEMBELEDİYELERBÖLGEPOLİTİKAMAGAZİN-YAŞAMSAĞLIKTURİZMEĞİTİMKÜLTÜR-SANATSPOREKONOMİSEKTÖR
 
Osman GÜLEŞİR   
Hana geldik yağmur dindi
10 Eylül 2012 Pazartesi  

Sevgili arkadaşlar uzun bir ayrılıktan sonra tekrar buluşmanın mutluluğunu yaşıyorum. İlk defa bu kadar dolu dolu bir yaz geçirdim. Günler yetmedi desem yeridir. Gezdik, eğlendik, Ramazan ayımızı eda ettik ( Allah c.c. kabul ederse ), bayramımızı güzel bir şekilde kutladık, ilim-irfana vakit ayırdık, yeri geldi üzüldük. Vakit ayıramadığımız tek şey ise köşe yazılarımız oldu ve dört hafta sizlerden uzak kaldık. Hakkınızı helal edin.
Ramazan ayının girmesi ile hem sıla-i rahim yapalım hem de orucumuzu daha rahat tutalım diye günlerimizi genelde yaylada geçirdik. Günlerimizi de boşa geçirmedik, eskiden başlayıp devam ettiremediğimiz en büyük eksiğimiz olan Kuran Elif-Ba’sını tamamlayarak oğlum ile beraber Kuran-ı Kerim okumaya başladık, Allah’ın izni ile. Yine geçen Ramazan ayında alıp okumaya fırsat bulamadığım Mustafa Asım Köksal’ın peygamber efendimizin (SAV) hayatını anlatan 8 ciltlik kitabının beş cildini bitirdim. Halen diğer ciltlerini okumaya devam ediyorum.
Ramazan ayını bitirip Şevval ayı ile birlikte bayrama eriştik ve ister istemez bizde hareketlenmeye başladık. Köyde eş-dost-akraba ziyaretlerini tamamladıktan sonra uzun süredir yapamadığım başka köylerde ki akrabalarımı da ziyarete niyetlendim. Onları da ziyaret ettim.
Velhasıl çok güzel bir yaz geçirdim. Bu arada yerel seçimler öne alınması yönünde mutabakata varılmış, hayırlı uğurlu olsun. Sayılı gün çabuk gelir geçer. Koltuğa babasının oturttuğunu düşünenler seçimle karşılaştıklarında, bir de halktan kopuksa eşekten düşmüş karpuza döner. Eeee o atıp savuranlara son sözüm hana geldik, yağmur dindi.
 
YAZ GEZMELERİ
Ne demiş atalarımız; “gezen tilki, yatan aslandan iyidir.” Biz de tilki misali bol bol gezdik. Gezdik gördük ki memleketimizin köylüsü, şehirlisinden daha bilinçli, günü anı anına takip ediyor, her biri uzman edasıyla gayet akla ve mantığa uygun çözümler üretiyor ve hiç unutmuyorlar. Biz şehir hayatının hızlılığından mıdır nedir çabuk unutuyoruz. Allah köylülerimizi yani efendilerimizi başımızdan eksik etmesin.
Bu gezmelerden aklımda kalanları kısa kısa sizinle de paylaşmak istiyorum. Aklında yer eden yerlerden biri Bucak ilçesinin Yüreğil köyü idi. DSP-MHP-ANAP hükümeti zamanında çıkarılan ve köylünün belini büken Tütün Yasasına kadar bu köy sürekli tütün eker ve satardı. Üstelik tütünü en kaliteli tütünlerindendi ama yasa ile belleri büküldü. Şimdi başka şeyler ekip biçiyorlar. Belki de bu koalisyon hükümetinin işe yarar çıkardığı tek yasaydı, kendi adıma. Köylüler kızsa da…
Tütün sağlığa zararlıdır, bunu da biliyor ve kabul ediyoruz. Hatırlıyorum dedem sürekli bahsederdi. Yüreğil’de belki de yüz yıldır tütün dikiliyormuş. Köylüler tütünü kıyar ve başka köylere satmaya gelirlermiş. Sarma tütün, kağıdın arasına koy yuvarla. Tütün satanlara da tütüncü derlermiş. Bu, tütüncüler çok insanı zehirlemişler. Allah’tan artık tütüncüler yok ve inşallah bir daha da olmaz.
Yüreğil köyünden devam ettik ve Keçili köyüne geldik. Keçili köyü güzel ve yeşil bir köydür tek sıkıntısı sularının eskisi kadar bol olmaması. Eskiden diyor yaşlı amca ağustos ayında bile yağmur yağar derelerimiz sürekli akardı. Zaman değişti artık derelerimiz akmıyor, dereler kurudu. Eskiden derenin önüne küçük engeller koyar tarlamızı sulardık ama artık derelerimizi çöplük olarak kullanıyoruz, pislikten içine girilmiyor, az yanına yaklaşsan pisliğe çökmüş sinek oğulları insana saldırıyor diye dert yanıyor. İnşallah yakın zamanda dereler ıslah edilir ve köylü bulaşıcı hastalık tehlikesinden kurtulur.
Yola devamla Kestel’e geldik ve kahvehanede biraz soluklandık, siyasi dersimizi de orada aldık. Amca’nın biri ortaya bir soru attı ve düşen uçak ne oldu dedi, bende ne düşen uçağı dedim kendi kendime. Suriye’nin uçağımızı düşürdüğünü unutmuşum amcam hatırlattı da hatırladım. Sanırım birçoğumuz unutmuştur.
Laf döndü dolaştı ve 28 Şubat’a geldi dayandı. Amcalarım maşallah ansiklopedi gibi, almanak gibi adamın suratına suratına bilgileri ve tarihleri çarpıyorlar kendimden utandım. Biri dedi ki “sadece askeri tutuklamak ile bu iş olmaz, bir de bu işin şakşakçıları vardı, şakşakçısı olmayan hiçbir asker darbe yapamaz, burada sorumlu varsa bunlar asker değil, şakşakçılardır” dedi ne demek istiyorsun amca dedim. Askerlerin verdiği brifinglere biz siviller olarak hayır diyebilseydik ne 28 Şubat olurdu ne de ülke soyulurdu dedi. Başka biri bu işi en fazla körükleyen medyaydı ama ne patronlardan ne de televizyon ve gazetecilerden tutuklanan olmadı dedi. Kimi kastediyorsun dedim, Ali Kırca ile Uğur Dündar’ı dedi. Onların bu işle ne ilgisi var dedim, adam şak şak onların söylediklerini önüme koydu. Romanlarda geçen çarıklı erkanı harp bunlar olsa gerek dedim. Başka biri Zülfü Livaneli de tutuklanmalıydı dedi. Neden dedim. Şehir şehir dolaşıp 28 Şubatçılar için konser vermedi mi, en azından sorgulanmalıydı dedi o zaman hatırladım, Zülfü Livaneli’nin konserlerini. Maşallah amcalar bilgisayar gibiydi hiçbir şeyi unutmuyorlardı.
Sohbet 28 Şubatla başlarsa tabi ki 4+4+4 ile kapatılır. Burada biraz gruplaşma oldu ve iş partizanlığa döküldü. Fakat konu Kuran ve Siyer’e gelince bütün köyün bu değişikliği desteklediğini gördüm. Hele 65-70 yaşlarında emekli olduktan sonra köyüne dönen bir amcanın söyledikleri beni çok şaşırttı. Bizim zamanımızda okullarda kuran dersleri vardı, ben ne öğrendiysem o zaman öğrendim, şimdi namaz kılabiliyorsam o sayededir, dedi. Sordum çoğunluğu dede olduğu için torunlarına Kuran ve Siyer dersini seçtireceklerini söyledi. Sanırım ilk yıllar alt yapı eksikliğinden dolayı biraz sancılı da olsa 4+4+4 ilerleyen yıllarda çok benimsenecek hele seçmeli derslerden dolayı çok hayır dua alınacak.
Haktan hayırlısı bu arada bazı dostlarım aradı ve Ketezhikayesi ne oldu diye sordu ben de kendilerine Durmak yok yola devam dedim, inşallah haftaya hikayemize kaldığımız yerden devam edeceğiz.
Saygılarımla…
 
 
 

Bu yazı 1916 defa okunmuştur. Yazdır   Önceki sayfa   Sayfa başına git  
  Toplam yorum 11   Onay bekleyen 0  


Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
 
Üye girişi yapmadınız. Misafir olarak yorum ekleyebilirsiniz.
Misafir
27 Eylül 2012 Perşembe 17:36
çok keyifli olmuş ...hayatın içinden yazmaya devam edersiniz umarım
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
13 Eylül 2012 Perşembe 16:19
dereleri ıslah etmek zordur önüne ton ton çetinkayalar çıkar.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
13 Eylül 2012 Perşembe 13:48
Eskiden Antalya'nın ortasından da dere geçerdi ve adı da BOKLU DERE idi sonra orayı ıslah ettiler adını da BÜKLÜ DERE yaptılar.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
13 Eylül 2012 Perşembe 11:58
dereler çok faydalıdır. Geçen gün gezerken sıkıştım ve necasetimi dereye bıraktım. Başka yer olsa yapamazsın ama dereye bırak gitsin.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
12 Eylül 2012 Çarşamba 17:52
dereler kaç yıldan beri pislik içinde acaba...?
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
12 Eylül 2012 Çarşamba 10:23
Hoşgeldiniz Sayın müteferrika yokluğunuz ,ketezi yönetenler yaradı Başta Tiryaki olmak üzere herkes meydanı boş buldu bir gevşedi sormayın gitsin diyeceksiniz ki ne oldu daha ne olsun onca şehidimizin olduğu şu günlerde Tiryaki kalktı dans festivali yaptı. Korumalar belediyenin araçlarıyla karı kız gezdirir oldu. Yine korumalardan biri ketezin iş makinesi ile Korkutelindeki tarlasına su kanalı açtı. Anlayacağın kurtlar çekilince çakallar ortaya çıktı.
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
11 Eylül 2012 Salı 12:13
rahmet kesildimi ne kadar uğraşsan dereler ıslah olmaz
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
10 Eylül 2012 Pazartesi 21:28
AH BU DERELER VARYA DERELER
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
10 Eylül 2012 Pazartesi 21:26
cesur yürek seni kutluyorum
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
10 Eylül 2012 Pazartesi 20:42
bizim köyün dereleri de çok pis umarım ıslah ederler
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş
Misafir
10 Eylül 2012 Pazartesi 19:23
güzel yazı elinize sağlık özlemişiz
Katılıyorum  Katılmıyorum  
Puan verilmemiş

 Yazarın Diğer Yazıları
 
Eyüphan Öz
“Merhaba”
      Eyüphan Öz
      Recep AKTEPE
      Dr. M. Zihni TUNCA
      Agah BAŞDEĞİRMEN
      Sedat AKÇA
      İbrahim YÜKSEL
      Metin DOĞAN
      Selahattin YETGİN
      Hidayet GÜLTEKİN
      Osman GÜLEŞİR
TBMM'de Antalya'yı temsil eden milletvekillerinin çalışmalarından memnun musunuz?
Evet
Hayır
Takip etmiyorum
 Sonuçları göster   
21/12/2013 18/12/2013
01-03-10-17-26-49 09-20-22-30-34-06
 
         
 
RSS

Add to Google
Gundemantalya.com'da yayınlanan her türlü yazı ve haber kaynak belirtilmeden kullanılamaz.  Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi / kuruma ait olacaktır. Başka kaynak veya gazeteden alıntı yazarlar ve site yazarlarına ait yazılardan dolayı Gündem Antalya sorumlu tutulamaz.