Bu haber kez okundu.

20.Yüzyıl Moda Anlayışı İle Günümüz Moda Anlayışı Arasındaki Farklılıklar

Yirminci yüzyıl, yenilik alanında zengin bir yüzyıl olarak bilinmektedir. Bu yeniliklerin birçoğu kadın giyiminde önemli bir etkiye sahip olan özgün fikir ve buluşa hayat vermiştir. Terzilik alanında yüzyılın başlangıcı ve sonu arasındaki zıtlık mesafesi oldukça fazladır. 1900’ lü yılların korseleri, yerleri süpüren uzun elbiselerinden yüz yıl kadar sonra çıplak güneşlenme, mini etek, mayo, uçak yolculuğu ve İnternet üzerinden onlinegiyim alışveriş ortamına bu kadar hızlı ve daha farklı birçok değişimin gerçekleşmesi yüzyılda hangi boyutta değişimin ve gelişimin olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Moda alanı ve olgusu; yirminci yüzyıl boyunca küreselleşme eğiliminde olmuştur ve bu durum, moda alanında Batı ülkeleri dışında yer alan kültürlerden esinlenilen motif, silüet, kalıp, renklerin artan kullanımı; Batı medyası ve podyumlarında Japon tasarımcıların ortaya çıkması ve tek moda merkezinin Paris olduğu fikrinin gölgede kalması gibi yorumların oluşmasını sağlamıştır. Günümüz moda basını, ulusal olmaktan çıkarak gelişme göstermiş; uluslararası konsepte geçmiştir. İnternet, moda defilelerinin, tekstil fuarlarının canlı yayınlanmasının yanı sıra İnternet blog, dergi ve alışveriş siteleri ile moda olgusunun gerçekliği tüm dünyaya yayılım göstermektedir. Süreç olarak moda ele alındığında; modanın esinlenme, taklit ve kuramsallaşma unsurlarının birleşim gücü ile varlığını devam ettirdiği görülmektedir. Ancak modanın tarihini incelediğimiz zaman bu unsurların yapı ve etkisinin değişkenlik gösterdiği anlaşılmaktadır. Geçmişte belli dönemlerde ortaya çıkmış olan moda devrimlerinin taklit ya da kuramsallaşmadan daha çok esinlenmeden destek alan bir süreç olduğu bilinmektedir. 1. Dünya savaşı sonrasında etek boylarındaki kısalma, 1960’ lı yıllarda kadınların pantolon giymeye başlamaları bu duruma örnek gösterilir. Paris’ te yer alan Haute Couture Sendikası, 1990’ lı yıllara kadar katı bir şekilde üyelik kuralları içermektedir. Bu kurallarda son yıllarda genç tasarımcıların sendikaya dâhil edilebilmesi amacı ile esnetilmesine çabalanmıştır. Günümüzde couture, John Galliano, Jean Paul Gaultier ve Victor & Rolf gibi kuralların dışında yer alan üyeleri ile sıkıcılıktan ve tekdüzelikten uzaklaşma eğilimindedir. Günümüz couture’ü, fantastik ve giyilebilir parçaların alışılmadık bir karışımı olmasının yanı sıra modanın en yetkili zanaatkârlarının titiz işleyişini de sunmaktadır.

Onlinegiyim.com sürekli olarak yeni olanın arayışı içerisine girmektir

Moda, sürekli olarak yeni olanın arayışı içerisine girmektir. Tasarımcılar için giysi tasarlamak; arzulu ve zor bir süreç olmasına karşın merak uyandıran araştırma sürecine girmek ve oluşumun sonucunda ürünlerinin tercih edildiğini görmek; bu alanın ne kadar değerli bir iş olduğunu kanıtlamaktadır. Tasarımcılar hangi zamanda yaşamış olurlarsa olsunlar, yaşadıkları dönemin şartlarına göre sürekli olarak yeni olanın arayışı içerisinde olmuşlardır. Araştırmak, bir tema geliştirmek, kıyafetin oluşum hikâyesini oluşturmak, uygun kumaşı, malzemeyi belirlemek ve bu gereklilikler arasında bir bağ oluşturmak tasarımcının sahip olması gereken en temel özelliklerdir.

Geçmiş yüzyıllarda sınıf modası tek bir tarzdan oluşmakta ve bu tarz geniş bir çapta yayılım göstermektedir. Günümüz moda dünyasında moda olanın dağılımı; coğrafi düzen, bu sistemde etkin olan kişilerin sayısı ve ürün çeşitliliğinin miktarı nedeni ile daha farklı boyuttadır. Kaynakta; üst sınıf seçkinler için oluşturulan moda olgusu, alt kademelere doğru yayılım göstermelidir. Ancak tasarımcılar, medya dünyası tarafından yeni modayı başlatanlar olarak yansıtılmalarına rağmen; modanın hareket yönü net olmamaktadır. Sunum yerine tasarımcılar önerme fikirlerle gelmektedirler. Günümüzde, seri üretim modası, üst sınıf lüks modanın savunduklarını ve fikirlerini benimsemekte ancak işçi sınıfından ve diğer grup kişilerden daha ayrıcalıklı gruplara satmak amacı ile yeni fikirleri alarak aşağı kademeden yukarı kademeye doğru yol izlemektedir. Moda değişen şartlar ve gelişen imkânlar doğrultusunda her zaman bilim ve ilerleme ile birlikte düşünülmüştür. Modern moda imalatı, Endüstri Devrimi ile doğmuştur ve teknoloji çağında olgunlaşarak gelişme göstermiştir. Makineler olmasaydı kıyafet asla hız kazanarak seri üretime geçemezdi. Teknoloji modanın oluşumunda devrim yapan bir yoldur. Hemen hemen her tasarımdan giysi üretiminin bütün aşamalarında teknolojinin belirli bağlamda belirli kısımlarına teslim olmaktadır.

18.Yüzyılda gerçekleşen Endüstri Devrimi ile 19. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren başlayan makineleşme ve sanayileşmenin getirdiği yeniliklerden olan kumaş ve diğer genel anlamda tekstil ürünlerinin fabrikalarda üretiminin yaygın bir şekilde uygulanmaya başlandığı dikkat çekmektedir. Makineleşmenin yoğunlaşması, sanat ve moda tasarımı alanına da yansımış, tek tip üretime geçiş ile sıradanlaşma oluşmuştur.

20. Yüzyılın sonu ve 21. Yüzyılın ilk on yılını kapsayan dönemde moda tasarımcıları, kadın giyiminde çağdaş özellikler ve fütüristik eğilimler sergilemeye başlamışlar, bilinçli olarak yakın dönem geçmişine ait akımları, özellikleri, moda ürünleri, tarzları türeten veya taklit eden tarz olarak bilinen retro kavramından etkilenmişlerdir. 20. Yüzyılın Retro eğilimini çağrıştıran ilk tasarım giysilerini ünlü tasarımcı Christian Dior 2. Dünya Savaşının ardından gündeme getirmiştir. En büyük farklardan bir tanesi de destekli sütyen modellerinde gözükmektedir.

Kaynak : www.onlinegiyim.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.